Kemal Kılıçdaroğlu

Halkçılık Avamlık Değildir

CHP bir zamanlar elitist bir partiydi. Elitliği tartışılır ama kerameti kendinden menkul bir elitist iddiası vardı. Kılıçdaroğlu CHP'si ise halka yaklaşmak iddiasında. Görüntüde de olsa elitizm terkediliyor. Ortaya çıkan ürün de böyle oluyor..

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilene kadar Türkiye’de istikrarsız bir siyasal yapı vardı. Sisteme ilk müdahaleyi 2002’den beri sandıkta millet yaptı. 16 Nisan referandumu ile milletin yaptığı müdahalenin çatısı siyaset kurumu tarafından atılmış oldu.

Yönetimde istikrarı garanti edecek bir hükümet sistemine geçildi.
Bugün hükümet sistemiyle ilgili sorunlar çözülmüşken baraj tartışması açmak adeta “hiç sorunumuz kalmadı acilen başımızı belaya sokacak bir şey bulalım” demektir.
Hükümet sorunumuz olmayacak ama meclisi çok parçala hale getirirsek mecliste yasama faaliyetleri sıkıntıya girecek. Kaldı ki böyle bir ihtiyaç da yok. Son seçimlerin hepsinde seçmenin oyunun %90’dan fazlası mecliste temsil edildi. Binde bir oy alan tabela partileri haricinde baraja takılıp meclise giremeyen olmadı. Tablo böyleyken baraj tartışması niye açılır anlamış değilim. Desem ki Bahçeli’nin barajın altında kalacağı gibi bir telaşı var, o da değil. Çünkü ısrarla partisinin bir baraj sorunu olmadığını söylüyor.
Evet, nereden çıktı bu baraj tartışması?

​CHP AVAMLAŞIRKEN
CHP’li Mustafa Balbay bir kez daha Başbakan Binali Yıldırım’a “Cin Ali” demiş.
Bilenler bilir Cumhuriyet gazetesinin Kemalist olduğu günlerde böyle bir âdeti vardı. Kendilerince komik olduğunu düşündükleri kelime ve harf oyunlarını sık sık gazetede kullanırlardı. Şimdi Balbay bu garip geleneği siyasette de devam ettiriyor.
CHP bir zamanlar elitist bir partiydi.
Elitliği tartışılır ama kerameti kendinden menkul bir elitist iddiası vardı. Kılıçdaroğlu CHP’si ise halka yaklaşmak iddiasında.
Görüntüde de olsa elitizm terkediliyor.
Ortaya çıkan ürün de böyle oluyor.
Elitizm elit olmak anlamına nasıl gelmiyorsa halkçı olmak da avamlaşmak değildir.
Bir siyasetçi sokağın dilini konuşmalı, sokağın derdi ile dertlenmeli, sokaktaki insanı siyasetin merkezine oturtmalıdır.
Ancak avamlık bambaşka bir şey.

​ŞEHİRCİLİKTE YENİ PROJELERE AZ KALDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan son günlerde şehircilikle ilgili eleştirilerini sık sık dile getiriyor. Şehirlerimizin kimliğini kaybettiğinden içerisinde huzurla yaşanan yerler olmaktan uzaklaştığından bahsediyor. Erdoğan en son bu türden eleştirileri partisinin teşkilatları ve yerel yönetimleri için yapmıştı. Önce konuyu kamuoyunda tartıştı. Bu bir nevi ön ikaz ve hazırlık aşamasıydı.
Kamusal tartışmadan beklediği neticeyi alamayınca da sürece müdahil oldu.
Şehircilikle ilgili de benzer bir sürece girdik denebilir. Erdoğan rahatsızlığını ve uyarılarını sıralıyor. Bir müddet sonra da eylem aşamasına geçecektir. Tıpkı yeni AKM projesinde olduğu gibi herkesin takdirini toplayacak, en olunmaz muhaliflerin bile beğenisini gizleyemediği birkaç proje daha gelirse şaşırmamak lazım. Erdoğan’ın siyaset tarzına az çok aşina olanlar konuşmakla kalmayıp kısa sürede icraata geçeceğini bilirler.

​CEVABI BELLİ SORU
Tekrar gündeme gelen cam filimi yasağının mantığını anlayan, yapılan açıklamalardan tatmin olan var mı?

[Takvim, 10 Kasım 2017]
Etiketler: