CHP'nin 36. Olağan Kurultayı'nda İnce ve Kılıçdaroğlu

CHP’de İç Çekişmeler

Muharrem İnce de bunun farkında...

Resim netleşti. Hem cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylar belli oldu, hem de meclis seçimleri için hatlar kuruldu. Cumhur ittifakının karşısına dörtlü muhalefet ittifakı çıktı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeyse, zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan en güçlü adaydı. Meral Akşener de her halükârda aday olacaktı. Geriye CHP kalmıştı. Sağa gittiler. Sola gittiler. Çeşitli isimlere baş vurdular. Şapkadan tavşan çıkaracakları beklentisi yarattılar. Sonuç olarak ortaya Muharrem İnce’nin ismi çıktı.
CHPliler uzun süredir adaylık konusunda merak yaratmış olmanın iyi bir yöntem olduğu iddiasını dile getiriyor. CHP isminin etrafında gündem oluşmasını kıymetli bir gelişme olarak görüyor. Öyleymiş gibi görünmesine rağmen, bu tür bir yöntemin ciddi sorunları var. Öncelikle seçmen gözünde bir kararsızlık imajı yarattı. CHP’nin Cumhurbaşkanlığı’na koyacak bir adayı bile olmadığı düşüncesi etrafta dolaştı. Daha da kötüsü bir sürü isim üzerinden gidildi. Ve bunların birçoğu eski AK Partililer. Özellikle Abdullah Gül’ün ismi CHP tarafından açık açık zikredildi. Fakat etrafında uzlaşı olmadığı için hesaplar suya düştü. Böylelikle CHP en iyi ikinci adayını sahneye sürmüş oldu. Şimdi seçim süreci boyunca herkes bunu hatırlayacak ve hatırlatacak. Kampanya esnasında bu konu hep dile getirilecek. Muharrem İnce’nin adaylığını zayıflatan bir gerekçe olarak görülecek.
Halbuki CHP, bambaşka açıklamalar yapmıştı. Farklı bir aday profili çizilmişti. Ekonomiden anlayacaktı. Türkiye’yi kucaklayacaktı.
Herkesin adayı olacaktı. Bunların hiçbiri gerçekleşmedi. CHP tamamen kendi tabanına hitap eden bir aday belirledi. Bunu da farklı biçimlerde okumak mümkün. Mesela bazıları CHP tabanın isteklerine razı oldu diyenler var. Ama bence asıl mesele bu değil. Bu adaylıkla CHP Cumhurbaşkanlığı seçiminde havlu attığını ilan etti. Türkiye’yi kucaklayacak bir aday yerine kendi ideolojik çizgisinde bir aday belirleyerek kendi iç hesaplaşmalarına hazırlık yaptı.
Muharrem İnce’nin CHP liderliğine oynadığı bir resim içerisinde Kılıçdaroğlu’nun bu hamlesi Muharrem İnce’yi partiden tasfiye yöntemi olarak okunabilir. Cumhurbaşkanlığına aday olduğu için milletvekili olamayacak. Milletvekili olamazsa, siyasetin içerisinde üç dört yıl içerisinde unutulup gider. CHP tarihi, bu tür isimlerle doludur. Gelecek vaat ettiği düşünülen birçok isim farklı yöntemlerle tasfiye edilir.
Muharrem İnce de bunun farkında.
Bu adaylık süreci sonucunda tasfiye edilmek istendiğini biliyor.
Fakat adaylığı her halükârda tercih ediyor. Çünkü şu haliyle CHP’de bir liderlik şansı olmadığını gördü.
CHP içinde bir milletvekili olarak ne uzuyor ne kısalıyor. Delege yapısı Kılıçdaroğlu’nun elinde olduğu müddetçe parti içinde kalarak bir şansı olmayacak. Şimdi Cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında CHP’nin meclis seçimlerinden daha iyi bir performans sergileyebilirse, bir lideri adayı olarak daha fazla şansı olacağını düşünüyor. Tabii bu ihtimal dahilinde. İnce CHP’den çok oy alırsa, Kılıçdaroğlu’nun karşısına dikilecektir. Ama yine de çok umutlu olmasını gerektirecek bir durum yok. Zira delege yapısı orada da işleyecektir. Seçim sonuçları ne olursa olsun, Kılıçdaroğlu’nu indirmesi mümkün görünmüyor. Kılıçdaroğlu sekiz seçim kaybetmesine rağmen partiyi kaybetmedi. Bu sefer de kaybetmeyecektir. Önümüzdeki günlerde bunun sonuçlarını çok daha açık biçimde göreceğiz..

[Takvim, 5 Mayıs 2018]

Etiketler: