Men are seen at the Stocks Exchange headquarters in downtown Sao Paulo Brazil on September 22, 2015. The dollar runs higher on Tuesday and passes the historical maximum of R$ 4.The high should market concerns with votes in Congress and with the possibility of the Federal Reserve the central bank of the United States raise interest rates this year. AFP PHOTO / Nelson ALMEIDA / AFP PHOTO / NELSON ALMEIDA

Men are seen at the Stocks Exchange headquarters in downtown Sao Paulo Brazil on September 22, 2015. The dollar runs higher on Tuesday and passes the historical maximum of R$ 4.The high should market concerns with votes in Congress and with the possibility of the Federal Reserve the central bank of the United States raise interest rates this year. AFP PHOTO / Nelson ALMEIDA / AFP PHOTO / NELSON ALMEIDA

Brezilya’da Yeni Sezon

Rousseff belirsizliğinin rafa kalkmış olmasıyla birlikte, süreçlerin nasıl ve ne derece ilerleyeceğini daha iyi görebileceğiz.

Temmuz ayında kaleme aldığım “BRICS’in Başı ve Sonu” başlıklı yazımda, “Brezilya ekonomisi son 8 çeyrektir üst üste daralıyor” demiştim. İşte o şimdi 9 oldu. Geçtiğimiz hafta açıklanan 2. çeyrek büyüme verisi, Brezilya ekonomisinin 2015 aynı çeyreğine göre %3,8 daraldığını gösterdi. Gerçi önceki dönemlere kıyasla hızı kesilen bir düşüş olduğunu not düşeyim. Nitekim iç talep büyümeyi zedeliyor zedelemesine ancak göstergelerin evvelden işaret ettiği üzere, tüketim ve yatırımlardaki düşüşler bu dönemde yavaşlamış gözüküyor.

Hatta güven endekslerinin söylediğine bakılırsa, iyimserleşme eğilimi yılın 3. çeyreğine de taşınıyor gibi… Üstelik ülke bu dönemde Olimpiyat telaşesini atlatırken, diğer bir kritik mesele olan siyasi bulanıklığı da geçtiğimiz hafta netleştirdi. Zira Mayıs ayında kendi deyişiyle “darbe” ile görevinden geçici olarak alınıp hakkında dava sürülen Başkan Dilma Rousseff’in kalemi kırıldı. İlk kadın Başkan, artık Başkan değil…

Petrobras çalkantıları çerçevesindeki iddialarla uzun süre boğuşan Rousseff’in görevinden azledilme sebebi ise, bütçe üzerinde yaptığı öne sürülen manipülasyonlar olarak tanımlanıyor. Senato’nun ezici çokluğuyla alınan karar sonrasında Başkanlık vekâleti asalete dönüşen Michel Temer ise, bir zamanlar Rousseff’in koalisyon ortağı iken, şimdi hem Dilma hem de onu seven kesim için bir nevi sırttan bıçaklamış düşman…

Genel popülaritesinin zaten ezeli bir zayıflık içinde olduğu söylenebilecek yeni Başkan’ın, tamamı beyaz ve erkek olan Kabine’siyle de irrite edici olduğunu ekleyeyim. Bunun da ötesinde, daha önceki yazımda belirttiğim üzere, yolsuzluk skandalları çerçevesinde; kendisi de, Başkanı olduğu parti mensupları da sütten çıkmış ak kaşık olarak görülemiyor.

İŞİ ZOR

Temer’i bu gerçeklerin gölgesi altında bekleyen görev de epeyce zorlu. Özellikle de on yıllarının en büyük travmasını yaşayan ekonomiyi ilgilendiren kısmı… Ve bu bağlamda, eski yoldaş Dilma’nın mirası arızalı bütçeyi tamir etmek, öncelikli görevler arasında geliyor. Nitekim uzun yıllar %2-3 dolaylarına alışmış bütçe açığı-GSYH oranı, 2014’te fırladığı %6,1 seviyesini dahi aratır bir halde 2015 yılını %10,4 ile kapamıştı. 2016’nın mevcut verileri de vaziyetin vahametine işaret ediyor.

İşte ülkenin yatırım yapılabilir notunu da vuran sorunlu bütçeyi kurtarmak için ekonomiye kemer sıktırmayı ajandasına koyan Temer’in, emeklilik meselesini iyice bir elden geçirmesi gerekecek gibi duruyor. Bu kapsamda emeklilik yaşını yukarı çekmek ve sosyal güvenlik sistemine çekidüzen vermek söz konusu… Tabii ilgili düzenlemeleri geçirmek başka, halka kabul ettirmek ise bambaşka dert olacağa benziyor. Öte yandan, Temer’in vekâleti döneminde kafasına koyduğu mali planları arasında, harcama kesintilerinin yanı sıra özelleştirmenin de dikkat çektiğini ekleyeyim.

Şimdi gelinen noktada, Rousseff belirsizliğinin rafa kalkmış olmasıyla birlikte, süreçlerin nasıl ve ne derece ilerleyeceğini daha iyi görebileceğiz.

FAİZ BULUTLARDA

Temer yeni dönemdeki mali reformla yatırımcıları da ikna etmenin derdindeyken, ülke ekonomisinde son aylarda bazı göstergelerdeki gevşemeler de dikkatlerden kaçmıyor. Real ve borsa toparlanan bir eğilim sergilerken, ülkenin risk priminde de gerileme göze çarpıyor. Öte yandan faiz ise, hala dünyanın tepelerinde geziniyor. %14,25 ile son 10 yılın zirvesini elinde bulunduran gösterge faize, Merkez Bankası geçen hafta yaptığı toplantıda yine dokunmadı.

Tabii bu noktada, Brezilya’da enflasyonun hedeflerden uzak seyrettiğini de hatırlamak gerekiyor:%8,74. Zaten Brezilya Merkez Bankası’nın verdiği son mesaj da, enflasyonun üzerindeki baskıya bol bol işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde yeni reformlar Banka için önem taşıyacakken, gıda enflasyonu meselesi de gidişatı etkileyecek diyebiliriz.

Sonuç olarak; Temer ile başlayan yeni sezon, taze ümitlerin zorlukları yenmeye çalışacağı bir dönem olacak. Öte yandan Rousseff’in ise, kendisine yapıldığını iddia ettiği “adaletsizlikle” savaşmaya hazırlandığı anlaşılıyor. Dolayısıyla Brezilyalıların deyimiyle Dilma, “kramponlarını rafa kaldırmıyor”. Kısacası, Brezilya dramasında hareketlilik, iyi kötü süreceğe benziyor.

Öte taraftan benim ise, CDS’lerimizi yan yana koyunca, ne yalan söyleyeyim canım sıkılıyor.

Detaya hiç girmeyeyim…

[Yeni Şafak, 6 Eylül 2016]

Etiketler: