Zeytin Dalı Harekatı'nın komutanı Korgeneral Temel, Burseya Dağı'nda

Apolet

Bu ülkede birilerinin apoletleri söküldü ve sökülebilir. Son 16 yıl içinde Türkiye'nin bence kat ettiği en önemli yol, askeri vesayeti kırmış olmasıdır..

Apoleti sökülecek askerler vardır. Ama İsmail Metin Temel onlardan değil. Apolet sökecek liderler vardır ama İnce onlardan değil.
Bu ülkede birilerinin apoletleri söküldü ve sökülebilir. Son 16 yıl içinde Türkiye’nin bence kat ettiği en önemli yol, askeri vesayeti kırmış olmasıdır. Buna da kimse kusura bakmasın Recep Tayyip Erdoğan öncülük etti.
Yıllar süren bir mücadelenin sonunda ordu gerçekten olması gerektiği gibi siyasetin kontrolüne girdi. Bazı eski darbeciler er seviyesine indirildi. FETÖ teröristlerinin yargılamaları devam ediyor. İnşallah onların da apoletleri sökülecek. Bunların ortak özelliği devlete ve millete ihanetidir. Darbecilik ve terörizm. Türkiye’de apolet sökülür ama darbecilerin ve teröristlerin apoletleri sökülür.
Türkiye’de kahramanların apoletleri sökülmez. İsmail Metin Temel ve Zekai Aksakallı gibi güzide komutanlar ülkeye verdikleri üstün hizmetle anılacaklar.
Darbecilere karşı direnişleri onların Türkiye tarihine bıraktıkları şanlı bir hikayedir. Komuta ettikleri askeri operasyonlar Türkiye tarihinin ender örneklerindendir. Fırat Kalkanı ve Zeytindalı operasyonları ülkenin terörle mücadelesinde ve Ortadoğu siyasetinde çok kritik sonuçlar doğurdu. Daha da etkilerini ileride göreceğiz. Şimdi bütün bunları bir kenara bırakıp bu hakaretamiz sözleri etmenin ne yeri ne zamanı.
Kişisel olarak bu işi sivil asker ilişkileri açısından sorunlu buluyor olabilirsiniz. Ordu Komutanı’nın Cumhurbaşkanı’nın davetine katılımını ve siyasi bir eleştiriyi alkışlamasını sorun edebilirsiniz.
Oturur tartışırız. Gerçekten sivil asker ilişkileri açısından sorunlu bir sahne midir? Hiç de öyle ezberden konuşmayın.
Doğru düzgün işleyen sivil asker ilişkilerine sahip sistemlerde hem böyle bir davete katılmak hem de konuşmacıyı alkışlamak gayet doğal karşılanabilir. Çünkü asker sivil hükümetin kontrolünde olduğu müddetçe sorun yoktur.
Asıl sorun sivillerin askeri alkışlamasıdır. Huntington’ın ifadesiyle bu meseleyi sadece profesyonllik kavramı üzerinden eleştirebilirsiniz. O bile ciddi tartışmaya açık. Ama öyle apolet falan sökemezsiniz.
Bu ülkenin sivil asker ilişkileri hep sorunlu oldu. Asker bürokratik vesayetin zirvesiydi. Ülkedeki tüm kurumlara yıllarca en üst perdeden ayar verdi. Darbeler yaptı. Baskı kurdu. Siyasete müdahale etti. Bırakın siyaseti bir ara toplumun tüm sınıflarına müdahil hale gelmişti.
Bir generalin bir işadamını ayağına çağırıp azarladığını bile duyduk.
Ülkede hangi firmalara ve mallarına ambargo konulacağına bile ordu karar veriyordu.
Şimdi geldiğimiz noktada sivil asker ilişkisi daha sağlıklı bir zemine oturuyor. Eski beklentiler üzerinden bu tür dengesiz söylemler üretmek sivil asker ilişkilerine ciddi anlamda zarar verir.
İnce, seçim kampanyası boyunca kaybedecek şeyi olmayan bir aday gibi hareket etme şansını kullanıyor.
Kazanması sürpriz olacağından aklına gelen her türlü patlamayı düşünmeden yapıyor. Özellikle risk alıyor.
Meşhur olmak için her türlü çılgınlığı yapmak gibi bir durum.
Reklamın iyisi kötüsü olmaz diye düşünüyor. Biraz da bence Trump’ı taklit ediyor. Çok da iyi etmiyor.
Zira burası Amerika değil. Trump da iyi örnek değil..

[Takvim, 6 Haziran 2018]

Etiketler: