miş05

Akıncı Üssü Davası ve Profesyonel Yalancılar

Bir strateji ile hareket ettiklerini zannediyorlar. Ama yalan üzerine kurdukları bu örgütsel dil bir stratejiden öte, tam da onların örgütlü bir cinayet şebekesi olduğunu delillendiriyor.

Akıncı Hava Üssü yargılamalarında 486 kişi hakkında açılan davanın duruşmaları devam ediyor. FETÖ’cüler, profesyonel birer yalancı olarak, savunmalarını tamamen yalan üzerine kuruyorlar. Yıllardır yalan söylemekte ustalaştıkları için yalan söylerken hiç zorlanmıyorlar.

Bütün savunmalarını daha önceki FETÖ davalarında olduğu gibi  belirli bir stratejiye dayandırıyorlar.

Daha doğrusu bir strateji ile hareket ettiklerini zannediyorlar. Ama yalan üzerine kurdukları bu örgütsel dil bir stratejiden öte, tam da onların örgütlü bir cinayet şebekesi olduğunu delillendiriyor.

Kurgulanmış yalanlarla, kendi görüntülerini, ses kayıtlarını reddetseler de darbe gecesi Akıncı Üssü’nde ne yaptıkları kamera kayıtlarında mevcut.

Darbe gecesi insanlarımızın üzerine savaş uçakları ile bomba yağdırma emrini verenlerin ve bu emri yerine getirenlerin konuşmaları kayıt altında. Dökümleri ayrıntılı bir şekilde iddianamede var.

15 Temmuz gecesi darbecilerin kendi aralarındaki konuşmaları, bu cinayet şebekesinin soğukkanlı katiller olarak insanları öldürmek için nasıl sapkın bir motivasyona sahip olduklarını da bir kez daha gösteriyor.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önündeki kavşağı ve Millet Camisinin önünü bombalama emrini veren Akın Öztürk’ün damadı Hakan Karakuş, emri yerine getiren F-16 pilotu Müslim Macit’in insanların üzerine bomba yağdırmasını “ellerinize sağlık” diyerek kutluyor. “Bir şey yoksa bomba atmayın” diyerek kalabalık yerlerin bombalanması emrini veriyor.

TBMM’yi bombalama emrini veren yüzbaşı rütbesindeki darbeci Ahmet Tosun’un “bulunduğunuz yeşillik alanda kimsenin olması önemli değil atış serbest” diyerek Meclis’i bombalatıyor.

Yine aynı Ahmet Tosun, Özel Harekât Daire Başkanlığı’nın bombalanma emrini “nizamiyeden çıkanlara atış serbest” diyerek, “hareketli olan her şeyin” bombalanma emrini veriyor.

İddianamede o geceki bu tip tüm konuşmaları okuyan normal bir insanın soğukkanlılığını koruması zor.

Buna bir de FETÖ’cülerin mahkemelerde şehit ailelerine yönelik olumsuz tavırları eklenince, duruşmalarda zaman zaman tansiyon yükseliyor.

FETÖ ile ilgili her dava önemli olsa da, Akıncı Üssü Davası kilit konumda. Akıncı Üssü darbe girişiminin komuta merkeziydi. 141 ve 143. Filolardan kalkan ve toplam 14 bomba atarak, TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi kavşağı ve otoparkı, Ankara Emniyet Müdürlüğü ve Gölbaşı Özel Harekât Dair Başkanlığı başta olmak üzere 7 farklı noktayı vuran F-16 savaş uçakları pilotları ve bu emri verenler birlikte yargılanıyor.

Davanın bir ve iki numaralı sanıkları firari FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve Adil Öksüz bu davada yargılanıyor. Ayrıca bu davada FETÖ’nün en önemli sivil imamları olan Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş ilk kez hâkim karşısına çıkıyorlar.

Bu dava ile belirtilmesi gereken diğer önemli bir husus, CHP milletvekillerinin ilk defa 15 Temmuz’la ilgili bir FETÖ davasını, duruşma salonuna gelerek izliyor olmaları.

FETÖ’cülerin kurgusal savunmalarını ve şehit ailelerine karşı küstahlıklarını ilk kez yakından gördüler.

Hem bu duruşmalara gelerek FETÖ’cü örgüt üyelerinin savunmalarını izleyip, hem de iyi bir şekilde hazırlanan Akıncı Üssü İddianamesini okuyan bir CHP’linin hâlâ darbenin kurgulanmış olduğunu söylemesi, siyasetin normal dinamikleri ile açıklanamaz.

FETÖ ve darbe davaları dışındaki birçok duruşmada boy gösteren CHP’lilerin geç de olsa duruşmayı izlemeleri önemli.

En azından, “kontrollü darbe” söylemi başta olmak üzere, FETÖ ile mücadelede izledikleri siyasetin, FETÖ tarafından nasıl kullanıldığını yakından görme imkânı bulurlar.

[Türkiye, 05 Ağustos 2017]

Etiketler: