Akademik Özgürlükler Çalıştay'ında, Özgürlüğün Sınırları Tartışıldı

Akademik Özgürlükler Çalıştay’ında, Özgürlüğün Sınırları Tartışıldı

SETA ve Marmara Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen “Akademik Özgürlükler Çalıştayı”nda, akademik özgürlüklerin kapsamı ve sınırları tartışıldı.

12 Eylül’de SETA ve Marmara Üniversitesi Yükseköğretim Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen Akademik Özgürlükler Çalıştayı, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. M. Zafer GÜL ile SETA’dan Insight Turkey Editörü Prof.Dr. Talip Küçükcan’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Prof.Dr. M. Zafer Gül , Marmara Üniversitesi ve SETA ortaklığında gerçekleştirilen bu çalıştaya ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduğunu, bu tür çalıştayların daha sık yapılması gerektiğini belirtti. Kurumsal özerklik kavramına vurgu yapan Gül, YÖK’e tavsiyelerde bulunabilecek ve YÖK’ü özerk yapıya kavuşturacak bir koordinasyon kurulu önerdiklerini fakat bu konuda bir adım atılamadığını söyledi. Ayrıca Gül, idari ve mali özerkliklerin akademik özgürlükler arasında yer aldığını sözlerine ekledi. Üniversitelerde yaşanan olaylara da değinen Prof.Dr. M. Zafer Gül, “Olaylara karışan öğrenci sayısı çok az olmasına rağmen çıkan gürültü fazla oluyor ve bu tür olumsuzluklar özgürlük kapsamında yansıtılıyor” şeklinde konuştu.

Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Hamza Kandur’un moderatörlüğünde yapılan ilk oturumda sözü Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Sedat Laçiner aldı. Laçiner, “Ülkemizde her konu siyasallaştırıldığı gibi eğitim sistemi de siyasallaştırılıyor. Bu bağlamda akademik özgürlükler kavramı teknik boyuttan çok siyasi boyutta konuşuluyor.” İfadelerini kullandı. Akademik özgürlükler konusunda objektif kriterler belirlemek gerektiğine de değinen Laçiner, devlet üniversitelerinde akademik başarısızlıkları yüzünden öğretim üyeleri görevden alınamıyorsa burada haktan, özgürlükten bahsetmek mümkün değildir, şeklinde konuştu.

Ardından sözü alan İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Alim Arlı, üniversitelerin akademisyen alımlarındaki sıkıntılardan söz etti. “Akademiler, belli bir sosyal sınıf ve çıkar guruplarından gelen insanları içerisine alarak elit eğitim kurumları haline gelmiş durumda. Bu yapının yıkılarak üniversitelerde her kesimden insanın özgürce yer alabileceği bir ortam oluşturulmalıdır” dedi.

Oturumun diğer bir konuşmacısı Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Vahap Coşkun ise akademik özgürlüklerin kime karşı korunması gerektiği konusuna değindi. Coşkun, “Akademik özgürlükler devlete karşı korunmalı, akademik özgürlükler iyi fikirleri öğretme, kötü fikirlerden kaçınma özgürlüğüdür” genellemesinde bulundu.

Türkiye’de akademik özgürlükler konusunun tartışıldığı II. Oturum İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Yunus Söylet moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Fatma Nevra Seggie, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Zafer Çelik ve İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ferhat Kentel konuşmalarını gerçekleştirdi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Deniz Ülke Arıboğan’ın moderatörlüğünü üstlendiği Gelecek Görünümü konulu son oturumda ise A. İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Muhittin Ataman, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Eğitim Direktörü Yrd.Doç.Dr. Bekir S. Gür konuşmalarını yaptılar.

Oturumlarda yapılan tartışmalarda akademik özgürlüklerin sınırsız olmadığı, akademyanın siyasi algıdan ve medyanın gücünden bağımsız olması gerektiği, akademik özgürlüklerin rektörlük seçimleriyle doğrudan bir ilişki içinde olduğu katılımcılar tarafından masaya yatırıldı.

Etiketler: