Akademik Özgürlükler Çalıştayı

Akademik Özgürlükler Çalıştayı

SETA ve Marmara Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen “Akademik Özgürlükler Çalıştayı”nda, akademik özgürlüklerin kapsamı ve sınırları tartışıldı.

SETA ve Marmara Üniversitesi işbirliğiyle 12 Eylül 2013 Perşembe günü Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsünde “Akademik Özgürlükler Çalıştayı” gerçekleştirilmiştir. Akademisyenler, rektörler ve öğrenci temsilcilerinin yer aldığı çalıştayda üç tematik oturumda akademik özgürlüklerin evrensel tanımları, Türkiye ve dünya tecrübeleri ile akademik özgürlüklerin gelecek görünümü üzerine tartışmalar yapılmıştır. Aşağıda yapılan tartışma ve konuşmalardan özet sunulmuştur.

AKADEMİK ÖZGÜRLÜKLER: KAPSAMI VE SINIRLARI

Akademik özgürlüklerin kavramsal ve hukuksal tanımlarının ele alındığı bu oturumun moderatörlüğünü Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hamza Kandur yapmıştır. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun ve İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Alim Arlı sunumlarını yapmışlardır.

Sedat Laçiner:

  • Akademik özgürlüklerin tanımlaması, ülkemizde siyasal bağlamda ele alınmaktadır; konunun teknik bağlama çekilmesi artık bir zorunluluktur.
  • İfade özgürlüğü ile akademik özgürlükler aynı anlama gelmemektedir.
  • Her hak ve özgürlük, sorumluluğu ile vardır; ancak yükseköğretim sistemimizde sorumluluklar doğru tanımlanmadığından dolayı hak ve özgürlüklerin de tanımlamasında sorun yaşanmaktadır.
  • Türkiye’de yargının yükseköğretim sisteminde olumsuz bir rolü vardır. Yargı, üniversitelerde dini, siyasi ya da farklı bir ayrımcılık nedeniyle alınan kararlara müdahale etmelidir. Akademik yeterlilik çerçevesinde alınan kararlar, yargı müdahalesi olmaksızın, üniversite idaresinin tasarrufunda olmadır.

Alim Arlı:

  • Akademik özgürlük, akademisyenin alanındaki bilgileri serbestçe derlemesi, yazması, neşretmesidir.
  • Akademik özgürlük tanımları siyasallaşmadan kurtarılmalıdır.
  • Türkiye üniversiteleri akademik özgürlüklerin yaşanması ve yaşatılması bağlamında çok kötü bir sicile sahiptir.
  • Askeri darbeler yükseköğretim alanını pek çok hususta olduğu gibi akademik özgürlükler çerçevesinde de darboğaza sokmuştur.

Vahap Coşkun:

  • Akademik özgürlük, üniversitedeki tüm bireylerin etik kurallar ve uluslararası standartlar ekseninde bilimsel faaliyetler yürütmesidir.
  • Türkiye’de 1933 üniversite reformunda başlayan tasfiyelerin akademik özgürlükler alanını kısıtlayan ilk hamlelerdir.
  • Türkiye’de akademik özgürlüklerle özerklik sık sık karıştırılmaktadır. Özerklik kurumsal, özgürlük ise bireysel bir durumdur.
  • Akademik özgürlükler, akademisyeni, devlete, üniversiteye ve diğer meslektaşlarına karşı korumaktadır.
  • Akademik özgürlüklerin; devlet, üniversite yönetimi ve öğretim üyelerinin keyfiliğinden korunması gerekmektedir.
TÜRKİYE’DE AKADEMİK ÖZGÜRLÜKLER: TECRÜBE VE DERSLER

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet’in moderatörlük yaptığı oturumda, Türkiye’de akademik özgürlük tecrübeleri ele alınmış, tecrübeler neticesinde çıkarılacak dersler masaya yatırılmıştır. Oturumda, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Yrd. Doç. Dr. Fatma N. Seggie, İstanbul Şehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden Doç. Dr. Ferhat Kentel ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Zafer Çelik konuşma yapmış, katılımcılardan alınan soru ve görüşlerle oturum sürdürülmüştür.

Fatma Nevra Seggie:

  • Doktora çalışmamı, Türkiye üniversitelerindeki başörtülü öğrenciler üzerine yaptığımdan dolayı pek çok eleştiri aldım.
  • Akademik özgürlüklerin garanti altına alınması için, farklılıkların kabul edildiği kampüs alanlarının oluşturulması, öğrencilerin sosyal ve akademik entegrasyonunun sağlanması gerekmektedir.
  • Öğrenme, öğretme ve bilimsel araştırma özgürlüğünün üniversitelerde yaşatılması elzemdir.

Zafer Çelik:

  • Türkiye’nin modern üniversite tecrübesi akademik özgürlükler konusunda oldukça sancılı başlamış, sonraki yıllarda da bu sorun açık bir şekilde var olmaya devam etmiştir.
  • Akademik özgürlükler sadece akademisyenler ile ilişkili bir mesele değildir. Akademik özgürlük, aynı zamanda öğrencilerin öğrenim özgürlüğü ile doğrudan bağlantılıdır. Bundan dolayı, akademisyen derste her istediğini değil, dersin konusunu öğretmek ve propaganda yapmamak sorumluluğuna sahiptir.
  • Akademik özgürlükler ancak akademinin kendi çaba ve gayretleri ile gerçekleştirilebilir.

Ferhat Kentel:

  • Akademik özgürlükler, bütün kampüsü kapsayan ve kampüs ortamında bulunan herkesi ilgilendiren bir konudur.
  • Türkiye’de 80’li ve 90’lı yıllarda akademisyen ve öğrenciler, Kürt meselesi, başörtüsü, Alevilik vb. konuları çalışmalarından dolayı üniversitelerden tasfiye edilmişler ve hatta hapis cezaları almışlardır.
  • Türkiye’de akademik özgürlüklere sınırlamalar, Tevhid-i Tedrisat ile başlamıştır.
TÜRKİYE’DE AKADEMİK ÖZGÜRLÜKLER: GELECEK GÖRÜNÜMÜ

Türkiye’de tecrübeler neticesinde akademik özgürlüklerin nasıl bir seyir izleyeceği konusunun ele alındığı son oturuma İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan moderatörlük etmiş, ÜAK Genel Sekreteri Prof. Dr. Muhittin Ataman ve SETA Vakfı Toplum ve Ekonomi Araştırmaları Direktörü Yrd. Doç. Dr. Bekir S. Gür sunuş yapmıştır.

Muhittin Ataman:

  • Akademik özgürlüklerin Yeni Türkiye’de garanti altına alınması için öncelikle yapılması gereken, akademisyenlerin özlük haklarının iyileştirilmesidir.
  • Akademik özgürlükler ile ilgili en temel sorun, akademisyenlerin kendilerine otokontrol ve otosansür uygulamasıdır. Bunun en önemli nedenlerinden biri akademik yükselme şartlarıdır. Doçentlik sınavının bir terbiye mekanizması olmasından çıkarılmasını sağlayacak çalışmalar yapılmalıdır. Buna ilaveten, akademisyenlerin mevcut mevzuat çerçevesinde bile kendi görüş ve düşüncelerini özgürce ifade etmesi önemlidir.
  • Üniversitelerde yaşanan kadro problemi, özgürlükleri kısıtlamaktadır. Rektörler unvan dağıtırken liyakati gözetmemektedirler. Bu durum akademisyenleri yanaşmacı zihniyete doğru sürüklemektedir. Yanaşmacı zihniyetten de akademik özgürlük beklemek söz konusu değildir.

Bekir S. Gür:

  • Rektörlük seçimlerinde öğretim üyelerinin oy kullanması ve seçim faaliyetleri, akademik özgürlüklerin korunması açısından risklidir.
  • Türkiye’de akademik özgürlüklerin garanti altına alınmasını sağlayacak bilgi, gelenek ve uzlaşı konusunda eksikler vardır. Bu konuda farkındalık oluşturacak çalışmalar yapılmalıdır.
  • Akademik özgürlüğün gerektirdiği sorumlulukları daha net bir şekilde ifade eden bildirge ve etik beyannamelerin hazırlanması gerekmektedir.
  • Sivil izleme ve değerlendirme çalışmaları, akademik özgürlüklerin kökleşmesi ve muhtemel hak ihlallerinin önüne geçmek aşısından son derece kritiktir.
  • Yeni YÖK yasa teklifi dolayısıyla yapılan tartışmalarda akademik özgürlüklerin derinlikli olarak tartışılmaması Türkiye’de akademik özgürlüklerin gelecek görünümü açısından endişe vericidir.

Konuşmacılara ilaveten, çalıştaya katılan diğer katılımcıların belirttikleri hususlar, birbirini tamamlayan temalar olduğundan, bu görüşler isim belirtilmeden şöyle özetlenebilir:

  • Türkiye’de akademik özgürlüklerin gelişmesi için; akademik özgürlüklere dayalı bir üniversite iklimine ve kültürüne ihtiyaç vardır.
  • Üniversitenin özgür bir yapıya ve geniş akademik özgürlüklere sahip olması sadece üniversite-içi unsurların katılımı ile gerçekleştirilemez. Bunun için toplumun farklı unsurlarının, medya ve STK gibi yapıların da akademik özgürlüklerin gelişmesi için katkı sunması gerekmektedir.
  • Türkiye’de öğretim üyelerinin yaşadığı ekonomik sorunlar, akademik özgürlüğü olumsuz etkilemektedir.
  • Akademik özgürlükler sadece akademisyenler ile ilişkili bir mesele değildir. Akademik özgürlük, aynı zamanda öğrencilerin öğrenim özgürlüğü ile de doğrudan bağlantılıdır.
  • Akademik özgürlükler, üniversiteyi koruyan bir unsurdur. Akademik özgürlükler, üniversiteyi, devlet, toplum ya da kârlılık yaklaşımından korurlar.
  • Üniversitelerin farklı akademik gelenekleri savunması akademik çeşitlilik ve özgürlüğü zenginleştirmek adına önemlidir.
Etiketler: