2012'de Türkiye

2012’de Türkiye

SETA’nın her yıl düzenli olarak hazırladığı yıllık Türkiye analizi yayımlandı. Analiz, yeni anayasa çalışmalarından Kürt meselesine, Suriye krizinden ekonomideki gelişmelere geniş ve yetkin bir bakış sunuyor.

2012, siyasi takvime, Türkiye’nin siyasal normalleşmesinin ve konsolidasyonunun başlangıç yılı olarak not edildi. Son beş yılın siyasal yükü 2012’de yeni bir normalleşme fazına geçti. Bir önceki seneyi SETA Analiz’de şöyle değerlendirmişiz:

‘‘2011 senesi, 12 Eylül 2010 Anayasa referandum sonuçlarının siyasi ve sosyal yansımalarının hissedileceği bir yıl olacaktı. 12 Eylül referandumunda eski Türkiye’ye veda ederken; yeni Türkiye’nin nasıl inşa edileceğini tartışır olmuştuk. Ana temamız ‘yeniydi’. Yeni Türkiye’yi bütün yönleriyle tartışmaya hazırlanırken, Tunus’ta başlayan, ardından bütün bölgemizi etkisi altına alan değişim ve devrim dalgası ile karşı karşıya kaldık. 2011’e damgasını vuran ‘yeni’ teması, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki devrimlerle ve çalkantılarla hem bölgesel hem de küresel siyasetteki ana dinamik haline geldi.’’

YENİ ANAYASA

2012 senesini hem 2011 genel seçimlerinin ortaya çıkardığı siyasi tablo hem de bölgemizde yaşanan derin kırılmanın Türkiye’ye yansımalarıyla geçirdik. 12Haziran genel seçimleriyle siyasi tablo bir tahkim süreci yaşarken; dış politikada yaşanan gelişmeler “yeni Türkiye ile eski Türkiye’nin” karşılaşmasına şahitlik ediyordu. 2012 son beş yılın tartışmalarının billurlaştığı bir mevzuya da şahitlik etti: yeni anayasa! Asrı aşkın süredir devam eden anayasa tartışmamız bu sene içerisinde de somut neticeler üretmeden siyasal bir bakiye devriyle 2013 senesinin de ana gündem maddelerinden birisi olmanın ötesine geçemedi. Kurucu meclis marifeti olmaksızın uzlaşı yoluyla yeni bir anayasa yapma girişimi temennilerin ötesine geçemedi. Siyasal pozisyonundan taviz vermeyeceğini açık bir şekilde ilan eden en az üç siyasi partinin oluşturduğu dört unsurlu anayasa komisyonu belli ilerlemeler kaydetmekle beraber eski Türkiye bariyerini aşamadı.

SİYASİ PARTİ KONGRELERİ

12 Haziran seçimleriyle perçinlenen AK Parti realitesi Türkiye siyasetinde ana belirleyici, kurucu eksen olma tartışmalarını başlatmış oldu. CHP’de Baykal sonrası yaşanan değişim de Kılıçdaroğlu üzerinden 2012 senesinde bir kaç kez tahkim girişiminde bulundu. Özellikle kongreler üzerinden yaşanan gelişmeler, parti içerisindeki eski CHP ile yeni CHP arasında sıkışan siyasetin gelgitlerinin oluşturduğu oldukça dağınık bir siyasal dalga boyu oluşmasını sağladı. Mezkur dalga boyunun kendisini belli bir düzene sokmakla meşgul olmasından dolayı Türkiye siyasetine dair kurucu bir yönü henüz ortaya çıkmış değil. MHP, Devlet Bahçeli’nin liderliğine kongrede muhalefet yapılmasına rağmen Bahçeli’nin liderliğini tahkim ettiği bir sene geçirmiş oldu. BDP, -terörün en kanlı şekilde sahneye çıktığı 2012 senesinde-Kürt meselesinde inşa ettiği siyasal araf dünyasında kalmaya devam etti.

KÜRT MESELESİ

Kürt meselesi, 2012 içerisinde -büyük ölçüde PKK’nın son yıllarda hiç olmadığı kadar- terör estirdiği bir döneme şahitlik etti. Asker, PKK’lı ve sivil kayıpların binin üzerine çıktığı 2012 senesinde PKK’nın

Etiketler: