Zafer Meşe

Berlin Koordinatörü
Bonn Rheinische Wilhelms Üniversitesi Felsefe Fakültesinde Siyasal Bilimlerini Magister Artium derecesi ile tamamlayan Meşe Kudüs İbrani Üniversitesi’nde dil eğitimi (İbranice, Arapca) ve Ortadoğu bölgesel politikaları dersleri almıştır. Aynı zamanda İsrail-Almanya ilişkileri üzerine ders vermiştir. Akabinde Almanya Federal Meclisinde iki yasama dönemi Hristiyan Demokrat Partisi Meclis Grubu Dışişleri Çalışma Grubunda kıdemli uzman olarak Dış Politika, Ekonomi ve Güvenlik Politikaları alanlarında danışmanlık yapmıştır. Akabinde Havacılık sektöründe kurumsal ilişkiler ve iş geliştirme alanlarında küresel şirket bünyelerinde üst düzey yönetici olarak kamu diplomasi ve siyasi lobi çalışmalarında bulunmuştur. German Marshall Fund of the United States of America düşünce kuruluşunun Fellowship programına dahil olan Meşe uzun yıllar farklı Amerikan ve Alman Düşünce kuruluşlarında uluslararası ilişkiler, göç ve mülteci politikaları alanlarında çalışmalarda bulunmuştur. Neredeyse hayatının yarısını Ortadoğu, Afrika ve Balkanlarda geçiren Meşe 2017 Temmuz ayından itibaren SETA Berlin Koordinatörlüğü görevini yürütmektedir.
  • Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand Le Figaro gazetesine 1998'de verdiği mülakatta 'O ülkelerde bir soykırım yaşanması o kadar da önemli bir şey değil' ifadesini kullanması Fransa'nın milli çıkarlarının ne kadar barbar ve insanlık dışı zemine sahip olduğunun tezahürüdür.
  • Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas'ın Yunanistan lehine dayanışma mesajları tarafsız olmadığının göstergesidir. Doğu Akdeniz krizi AB'nin iç meselesi olarak görülmektedir, nitekim AB'nin nihai kurumsal dönüşüm vizyonu supranasyonal bir devlet olmaktır.
  • Koronavirüs (Covid-19) krizinin belirsiz bir gelecekte sona ermesinin ardından AB ve öne çıkan AB ülkeleri önemli sorunlarla karşı karşıya gelecektir. Bu hakikate rağmen AB liderleri krizin başlangıcında salgın karşısında alınabilecek ekonomik önlem ve destek paketleri üzerinde bir mutabakat sağlayamamıştır..
  • Türkiye BM Güvenlik Konseyi üyesi olmadığından, BM mekanizmaları Libya'da siyasi süreci baskın bir şekilde domine edebilecektir. Bu durum ise Hafter'i orantısız şekilde güçlü kılıp UMH'nin –ve Türkiye'nin– elini zayıflatabilir..
  • Libya iç savaşında aktif pozisyon alan devletler (Türkiye, İtalya, Mısır, BAE), BMGK daimi üyeleri (ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa) ve ilaveten Arap Birliği, Afrika Birliği ve AB temsilcilerinin katılımı ile şimdiye kadar toplam 5 istişare toplantısı yapılmıştır. Bu istişare toplantılarının hedefi ihtilaf oluşturan konularda, başta ateşkes anlaşması sağlanması olmak üzere, taraflarca mutabakat sağlanıp Berlin'de liderler zirvesi ile tescillenmesidir.
  • Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand Le Figaro gazetesine 1998'de verdiği mülakatta 'O ülkelerde bir soykırım yaşanması o kadar da önemli bir şey değil' ifadesini kullanması Fransa'nın milli çıkarlarının ne kadar barbar ve insanlık dışı zemine sahip olduğunun tezahürüdür.
  • Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas'ın Yunanistan lehine dayanışma mesajları tarafsız olmadığının göstergesidir. Doğu Akdeniz krizi AB'nin iç meselesi olarak görülmektedir, nitekim AB'nin nihai kurumsal dönüşüm vizyonu supranasyonal bir devlet olmaktır.
  • Türkiye BM Güvenlik Konseyi üyesi olmadığından, BM mekanizmaları Libya'da siyasi süreci baskın bir şekilde domine edebilecektir. Bu durum ise Hafter'i orantısız şekilde güçlü kılıp UMH'nin –ve Türkiye'nin– elini zayıflatabilir..
  • Libya iç savaşında aktif pozisyon alan devletler (Türkiye, İtalya, Mısır, BAE), BMGK daimi üyeleri (ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa) ve ilaveten Arap Birliği, Afrika Birliği ve AB temsilcilerinin katılımı ile şimdiye kadar toplam 5 istişare toplantısı yapılmıştır. Bu istişare toplantılarının hedefi ihtilaf oluşturan konularda, başta ateşkes anlaşması sağlanması olmak üzere, taraflarca mutabakat sağlanıp Berlin'de liderler zirvesi ile tescillenmesidir.
  • Görünen o ki, Alman seçmenlerin kitlesel partilere olan güveni azalmaktadır. Seçmen, hükümetin, ülkenin temel sorunlarının çözülmesini sağlayacak reçeteleri olmadığına inanmaktadır. Şayet CDU ve SPD, Hessen eyaleti seçimlerinde oy kaybına devam ederse, ki son kamuoyu yoklamaları bu negatif trendi göstermekte, koalisyon hükümetini zorlu aylar bekliyor demektir.