Yusuf Özkır

Kriter Dergisi Yayın Koordinatörü
Doç. Dr. Yusuf Özkır Trabzon’un Araklı ilçesinde doğdu. 2003 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Gazetecilik Anabilim Dalında tamamladı. 2016 yılından bu yana İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde akademik hayatını sürdürmektedir. SETA Vakfı tarafından yayınlanan Kriter dergisinde Yayın Koordinatörü olarak görev yapan Özkır’ın Hürriyet Gazetesi 1948-2012 ve FETÖ, Medya ve Darbe isimli iki kitabı bulunmaktadır.
Yazar siyasal iletişimin seçim süreçlerinde partiler tarafından uygulanma biçimlerine, toplumların yönlendirilmesinde medyanın bir aygıt olarak nasıl kullanıldığına ve iletişim araçlarında yer verilen içeriklerin analizi gibi konularda kafa yormaktadır.
  • Türkiye gibi küresel iletişim akışı ile entegre ülkelerin bir taraftan ilgili şirketlerin çifte standardıyla uğraşırken diğer taraftan küresel enformasyon akışı ile bağlantılı kalma durumları devam edecektir.
  • ABD'de yaşanan ayrımcılık meselesi tarihsel bir realite ve kökleri sistemin kuruluşuna kadar uzanıyor. Trump'ın ayrımcı yaklaşımı seçildiği 2016 Kasım seçimlerinden bu yana devam ediyor. Amerikan medyası ise kurumsallaşmış bir yapıya sahip ve kökleri 300-400 yıl öncesine uzanıyor.
  • ABD'de bir hafta içinde yaşananlar hem geleneksel medya hem de sosyal medya bağlamında yeni tartışmaların önünü açacak gibi görünüyor.
  • Twitter, Facebook ve Instagram başta olmak üzere dijitalleşmenin hayatımıza yerleştirdiği yeni iletişim ortamları enformasyon ve dezenformasyon ikileminde kalmış durumda. Giderek güven verici normalden uzaklaşılıyor. İnandırıcılık oranı düşüyor. Doğal olarak böyle bir tablo içinde devlet aygıtı, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve bireylerin temel gündem maddelerinden biri sosyal medya nasıl kullanılmalı sorusu bağlamında şekilleniyor.
  • Kriter Dergisi Yayın Koordinatörü Yusuf Özkır KOVİD-19 pandemisi ile mücadelede Türkiye’nin yaptığı yardımları değerlendirdi.
  • Bu kitapla birlikte okuyucu Türkiye’nin yakın tarihini Kriter’deki söyleşilerden hareketle okuma imkânına sahip olacak. Ayrıca geçmişin muhasebesi bugünden yapıldığında Mayıs 2016’dan bu yana yapılan söyleşilerin yayımlandığı dönemin nabzını tuttuğu ve geleceğe dönük sağlam öngörülerde bulunduğu görülüyor.
  • Türkiye gibi küresel iletişim akışı ile entegre ülkelerin bir taraftan ilgili şirketlerin çifte standardıyla uğraşırken diğer taraftan küresel enformasyon akışı ile bağlantılı kalma durumları devam edecektir.
  • ABD'de yaşanan ayrımcılık meselesi tarihsel bir realite ve kökleri sistemin kuruluşuna kadar uzanıyor. Trump'ın ayrımcı yaklaşımı seçildiği 2016 Kasım seçimlerinden bu yana devam ediyor. Amerikan medyası ise kurumsallaşmış bir yapıya sahip ve kökleri 300-400 yıl öncesine uzanıyor.
  • ABD'de bir hafta içinde yaşananlar hem geleneksel medya hem de sosyal medya bağlamında yeni tartışmaların önünü açacak gibi görünüyor.
  • Twitter, Facebook ve Instagram başta olmak üzere dijitalleşmenin hayatımıza yerleştirdiği yeni iletişim ortamları enformasyon ve dezenformasyon ikileminde kalmış durumda. Giderek güven verici normalden uzaklaşılıyor. İnandırıcılık oranı düşüyor. Doğal olarak böyle bir tablo içinde devlet aygıtı, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve bireylerin temel gündem maddelerinden biri sosyal medya nasıl kullanılmalı sorusu bağlamında şekilleniyor.
  • TBMM ile yaşıt olan Anadolu Ajansı'nın 1920'de Kurtuluş Savaşı'nın sesi olarak kurulması dönemin ihtiyaçlarının karşılanması bakımından ne ise İletişim Başkanlığı'nın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bir alt kuruluşu olarak 2020'de görev yapıyor olması mahiyeti bakımından eşittir.