Turgay Yerlikaya

Araştırmacı, Toplum ve Medya Araştırmaları, İstanbul
Lisans eğitimini 2012’de Kocaeli Üniversitesi’nde tamamlayan Turgay Yerlikaya yüksek lisansını 2014’te “Türk Medyasında Self-Oryantalizm” başlıklı tezle Marmara Üniversitesinde tamamladı. 2018 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde hazırladığı "Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya İlişkisi: Gezi Parkı ve Tahrir Meydanı Örnekleri" başlıklı tez çalışmasıyla Doktor ünvanını almaya hak kazanmıştır. SETA Toplum ve Medya Araştırmalarında Araştırmacı olarak çalışan Yerlikaya Toplumsal Hareketler, Sosyal Medya, Oryantalizm, İslamofobi ve Basın Özgürlüğü alanlarında çalışmaktadır.

Direktörlük

  • Kendi cemaatlerinin hakikatini mutlak kabul eden şebekelerin sosyal ağlarda farklı olana tahammüllerinin asgari seviyelerde seyretmesi, demokratik olduğu iddia edilen bu alanların gerçekte ne denli dışlayıcı olduğunu göstermektedir. Kutuplaşma söylemi içerisinde anlamlı bir yere oturan bu sosyolojik görünüm aslında Türkiye’nin bugüne kadar tek kutuplu bir sosyal yapı arz ettiğini de ortaya koymaktadır.
  • Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan Mueller raporunda 2016 Başkanlık seçimlerinde Trump'ın Rusya tarafından desteklendiği ve Trump'ın kampanyasını yürüten ekibin Rusya'yla işbirliği içine girdiğine yönelik iddialarının somut delillere dayanmadığının ortaya çıkmasının ardından tartışmalar farklı bir noktaya evrildi.
  • Bu raporda manipülasyonun ne olduğu ve sosyal ağlar üzerinden nasıl gerçekleştirildiği farklı boyutlarıyla incelenmektedir. Raporda Türkiye’de 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleşecek yerel seçimler öncesinde yalan haber etkisi ve şüpheli içerikler üzerine bir durum değerlendirmesi yapılmaktadır.
  • Türkiye geçmiş yıllardaki basın özgürlüğü raporlarında nasıl ele alınmıştır? 2018 raporlarında Türkiye’nin basın özgürlüğü tablosu nasıldır? Uluslararası örgütlerin raporlarında dünyada basın özgürlüğü hangi durumdadır?
  • Yerel yönetimlerin kültür-sanat alanına yaptıkları yatırım ve bu alandaki faaliyetleri son zamanlarda önemli bir ivme kazanmıştır. Nicelik itibarıyla fazla sayıda etkinlik ve programa imza atan belediyelerin niteliksel açıdan ne kadar yetkin oldukları önemli bir soru işaretidir.
  • Bu kitap, Türkiye'de basın özgürlüğü tartışmalarını yeni bir bağlama taşımak, basın özgürlüğünü siyasi amaçlar için araçsallaştıran tutuma alternatif sunmak, Türkiye'de basın özgürlüğü önündeki yapısal problemleri resmetmek amacını taşımaktadır.
  • Bu raporda manipülasyonun ne olduğu ve sosyal ağlar üzerinden nasıl gerçekleştirildiği farklı boyutlarıyla incelenmektedir. Raporda Türkiye’de 31 Mart 2019 tarihinde gerçekleşecek yerel seçimler öncesinde yalan haber etkisi ve şüpheli içerikler üzerine bir durum değerlendirmesi yapılmaktadır.
  • Kendi cemaatlerinin hakikatini mutlak kabul eden şebekelerin sosyal ağlarda farklı olana tahammüllerinin asgari seviyelerde seyretmesi, demokratik olduğu iddia edilen bu alanların gerçekte ne denli dışlayıcı olduğunu göstermektedir. Kutuplaşma söylemi içerisinde anlamlı bir yere oturan bu sosyolojik görünüm aslında Türkiye’nin bugüne kadar tek kutuplu bir sosyal yapı arz ettiğini de ortaya koymaktadır.
  • Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan Mueller raporunda 2016 Başkanlık seçimlerinde Trump'ın Rusya tarafından desteklendiği ve Trump'ın kampanyasını yürüten ekibin Rusya'yla işbirliği içine girdiğine yönelik iddialarının somut delillere dayanmadığının ortaya çıkmasının ardından tartışmalar farklı bir noktaya evrildi.
  • Yerel yönetimlerin kültür-sanat alanına yaptıkları yatırım ve bu alandaki faaliyetleri son zamanlarda önemli bir ivme kazanmıştır. Nicelik itibarıyla fazla sayıda etkinlik ve programa imza atan belediyelerin niteliksel açıdan ne kadar yetkin oldukları önemli bir soru işaretidir.
  • Geçtiğimiz günlerde RAND Corporation’dan Türkiye uzmanı Katherine Costello tarafından yazılan “Russia’s Use of Media and Information Operations in Turkey” isimli rapor, Rusya örneği üzerinden hem devletlerin klasik ve yeni medya vasıtasıyla yürüttüğü operasyonel beceriyi gösteriyor hem de günümüzde devletlerin müdahale etme araçlarında ne gibi dönüşümler olduğunu ortaya koyuyor.
  • Sosyal medya aracılığı ile, reel siyasette ne kadar etkili olunduğu bir kenara, kısa süreliğine de olsa gündem oluşturulduğu ve bazı tartışmaların seyrine etki edilebildiği kabul edilmektedir. Bu nedenle internetin sunduğu imkanlar hem resmi hem de enformel yönleriyle kullanılmakta ve özellikle seçim dönemlerinde bu stratejiler izlenilerek istenilen yönde sonuç alınmaya çalışılmaktadır.