Sadık Ünay

Araştırmacı, Ekonomi Araştırmaları, İstanbul
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde lisans (1997), İngiltere’deki Manchester Üniversitesi’'nde uluslararası ekonomi politik alanında yüksek lisans (1999) ve doktora (2005) eğitimi aldı. İngiltere’de Manchester, Birmingham ve Huddersfield; Türkiye’de ise Maltepe, Yıldız Teknik, İstanbul Şehir ve İstanbul üniversitelerinde uluslararası ekonomi politik dersleri verdi. Kalkınmacı Modernlik: Küresel Ekonomi Politik ve Türkiye (2013) ve Neoliberal Globalization and Institutional Reform: Political Economy of Development Planning in Turkey (2006) telif kitaplarını ve Doğu Asya'nın Politik Ekonomisi (2015) başlıklı derlemeyi kaleme aldı. İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesindeki IRCICA’nın uluslararası ilişkiler sorumluluğunu yürüttü. Uluslararası ekonomi politik, insani kalkınma, sanayi-teknoloji politikaları ve Asya-Pasifik alanlarında uzmanlaşan Prof. Dr. Sadık Ünay’'ın saygın ulusal ve uluslararası dergilerde makaleleri yayımlandı. Kendisi halen İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi ve Daily Sabah gazetesinde köşe yazarıdır.
  • Türkiye ekonomisinin uzun vadeli dönüşümüne serinkanlılıkla bakabildiğimizde, güçlü finansal düzenleme yapısı, bankacılık sistemi ve mali disiplin uygulamasının makroekonomik krizlere karşı güçlü bir koruma oluşturduğunu görebiliriz.
  • Resim Yok
    Türkiye de tıpkı Rusya ve Brezilya gibi özellikle Gezi ve 17-25 Aralık süreçlerinden bu yana ABD ve Avrupa’daki yaygın dezenformasyon ve dış politika tercihlerindeki stratejik ayrışma sonucu derecelendirme kuruluşlarının hedefe koydukları ülkelerden biri haline gelmiş durumda.
  • Türkiye, Hangzhou Zirvesi'nde de G20'ye zengin katkı sunmaya hazır...
  • Resim Yok
    Ekonomik açıdan bakıldığında Rusya ile hızla ilerlemesi beklenen yakınlaşma sürecinde ‒2016 yılının ilk altı ayında 8,5 milyar dolar seviyesine düşen‒ ticaret hacminin geçtiğimiz yıllarda oturduğu yıllık 30 milyar dolar seviyesi üzerine çıkarılması ve uzun vadede 100 milyar dolar hedefinin kovalanması gündemde.
  • Resim Yok
    Kısa vadede uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ve sıcak parayı kontrol eden uluslararası aktörlerden Türkiye’nin kredibilitesi ve yatırımların güvenliği ile ilgili tepkisel tavırlar beklenebilirse de orta ve uzun vadede yapısal reform gündemine dönülmesi ile hem doğrudan yatırımların hem de portföy yatırımlarının artacağını öngörüyoruz.