Mevlüt Tatlıyer

Araştırmacı, Ekonomi Araştırmaları, İstanbul
Tatlıyer, 2007 yılında İTÜ İşletme Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını İstanbul Bilgi Üniversitesi Finansal Ekonomi bölümünde (2010), doktorasını ise İstanbul Üniversitesi İktisat bölümünde tamamladı (2014). Tatlıyer halen İstanbul Medipol Üniversitesi Ekonomi ve Finans bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir. İlgi alanları arasında makro iktisat ve uluslararası politik iktisat bulunan Tatlıyer’in çeşitli uluslararası dergilerde yayınları bulunmaktadır. Tatlıyer’in ayrıca İktisadi Düşüncenin Evrimi ve İktisat Politikası (2015) isimli bir de kitabı vardır.

Direktörlük

  • Türkiye ekonomisi açısından oldukça zorlu bir yıl olan 2018'i artık geride bırakıyoruz. Türkiye ekonomisi bu yıl içinde tarihte eşine az rastlanır bir finansal türbülans ile karşı karşıya kaldı.
  • Bu çalışmada 2018 yılında Türkiye’de ekonomi alanında yaşanan gelişmeler detaylı bir şekilde betimlenmiş ve analize tabi tutulmuştur.
  • Katar’ın OPEC'ten ayrılma kararı, her ne kadar birliğin 'küçük ülkesi' konumunda olsa da OPEC’in uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından soru işaretlerinin ortaya çıkmasına neden oldu
  • Gerard De Nerval tarafından 'antik zamanlardan bu yana Avrupa ile Asya'yı birleştiren sihirli bir mühür' olarak tanımlanan İstanbul'a da böylesi bir havalimanı yakışırdı..
  • Türkiye'de sağlıksız fiyat oluşumuna ve dolayısıyla normalden daha hızlı ve daha şiddetli bir şekilde döviz kurundaki artıştan enflasyona geçiş yaşanmasına neden olan temel faktörlerin zaman içinde gerçekleştirilecek yapısal reformlarla ortadan kaldırılması gerekiyor.
  • Bu raporda yeni sistemde Türkiye’nin önünü açabilecek ekonomik reform ve dönüşümler sanayi politikası, tarım politikası, maliye politikası, para politikası, kurumsal sistem ve bürokrasi olmak üzere beş boyutta ele alınmıştır. Her boyut kapsamında da birçok politika önerisinde bulunulmuştur.
  • Bu raporda finansal kesim ile devlet arasındaki etkileşimin doğası bir model çerçevesinde ortaya konulmaya çalışılmış, bu uğurda çeşitli kavramsallaştırmalar yapılmıştır. Ortaya konulan model çerçevesinde üretilen çok sayıda kavram aracılığıyla da finansal kesim ile devlet arasındaki etkileşimin ve yaşanan finansal spekülasyonların çok daha iyi bir şekilde açıklanabileceği bir zemine ulaşılmaya çalışılmıştır.