Mert Hüseyin Akgün

Araştırmacı
Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde almıştır. Yüksek lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Kamu Hukuku Bölümü’nde “2017 Anayasa Değişiklikleri Sonrası TBMM’nin Yürütmeyi Denetim Araçları” başlıklı tez çalışmasıyla tamamlamıştır. Araştırma alanları arasında hükümet sistemleri, yeni anayasa çalışmaları, demokratikleşme, yasama faaliyetleri, yargı reformu ve insan hakları yer almaktadır.
  • Hukuk devleti ilkesini hayata geçirmeye dönük öneri ve itirazlar son derece kıymetli olmakla birlikte örgütle ve örgütü ortaya çıkaran sorun ve olgularla mücadele etmek de aynı şekilde yoğunlaşılması gereken hususlardır.
  • SETA Araştırma Asistanı Mert Hüseyin Akgün, 15 Temmuz davalarının hukuki yönünü ve örgütle mücadelede gelinen son noktayı değerlendirdi.
  • Bu raporun temel ilgi alanını iki yıllık kapsamlı demokratikleşme süreci oluşturmaktadır. Raporun ilk bölümünde silahlı kuvvetlerin demokratik sivil kontrolünün normatif çerçevesi ortaya konulmaktadır. İkinci bölümde ise 2001- 2016 arasında TSK’nın demokratik denetimi için yapılan çalışmalar değerlendirilmektedir. Nihayet son kısımda 15 Temmuz sonrası hayata geçirilen düzenlemeler “kurumsal yapı, personel rejimi ve askeri eğitim sistemi” şeklinde üç ana başlıkta analiz edilmektedir…
  • 15 Temmuz tüm Türkiye'yi; TSK gibi kritik kamu kurumlarında yıllarca kendini gizleyerek yapılanmış, çeşitli adli ve siyasi operasyonlara girişmiş ve son olarak 251 vatandaşımızın katledildiği, Gazi Meclis'in bombalandığı bir askeri darbeye kalkışmış FETÖ tehlikesiyle yüzleştirdi.
  • Yeni sistemin yürütme ve yasamayı ayrı seçimlerle belirlemesi, seçmene istikrarlı hükümet oluşturma kaygısı taşımadan meclisi bir denge unsuru olarak kurgulayacak şekilde tercih yapma olanağı sunmaktadır.
  • Bu raporun temel ilgi alanını iki yıllık kapsamlı demokratikleşme süreci oluşturmaktadır. Raporun ilk bölümünde silahlı kuvvetlerin demokratik sivil kontrolünün normatif çerçevesi ortaya konulmaktadır. İkinci bölümde ise 2001- 2016 arasında TSK’nın demokratik denetimi için yapılan çalışmalar değerlendirilmektedir. Nihayet son kısımda 15 Temmuz sonrası hayata geçirilen düzenlemeler “kurumsal yapı, personel rejimi ve askeri eğitim sistemi” şeklinde üç ana başlıkta analiz edilmektedir…
  • Bu çalışmada darbe girişimi öncesi ve sonrasıyla, FETÖ ve 15 Temmuz hakkında hazırlanan iddianameler üzerinden analiz edilecektir.
  • Bu analizde iki yıllık OHAL süresi boyunca alınan tedbirler ve yapılan işlemler değerlendirilerek OHAL sonrası dönemde terörle mücadelenin daha başarılı yürütülmesi amacıyla yapılacak düzenlemelere değinilmiştir.
  • Bu analizde, yasama, yargı ve insan hakları alanlarında Türkiye’de 2016 yılında yaşanan önemli gelişmelere değinildikten sonra 15 Temmuz darbe girişiminin ardından hukuk ve yargıya dair değerlendirmelerde bulunulacaktır.
  • Hukuk devleti ilkesini hayata geçirmeye dönük öneri ve itirazlar son derece kıymetli olmakla birlikte örgütle ve örgütü ortaya çıkaran sorun ve olgularla mücadele etmek de aynı şekilde yoğunlaşılması gereken hususlardır.
  • 15 Temmuz tüm Türkiye'yi; TSK gibi kritik kamu kurumlarında yıllarca kendini gizleyerek yapılanmış, çeşitli adli ve siyasi operasyonlara girişmiş ve son olarak 251 vatandaşımızın katledildiği, Gazi Meclis'in bombalandığı bir askeri darbeye kalkışmış FETÖ tehlikesiyle yüzleştirdi.
  • Yeni sistemin yürütme ve yasamayı ayrı seçimlerle belirlemesi, seçmene istikrarlı hükümet oluşturma kaygısı taşımadan meclisi bir denge unsuru olarak kurgulayacak şekilde tercih yapma olanağı sunmaktadır.
  • 1982 Anayasası'nın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapılan tüm girişimler anayasayla sınırlandırılmaktan kurtulamadı. Oysa insan haklarını temel alan hukuk devleti kurmak öncelikle anayasanın görevidir.
  • Anayasayı bu denli sık tartışmamızda Türk siyasetindeki anayasayı ya da kanunları her sorunun 'mucize çözümü' olarak gören mevzuatçı yaklaşımın etkisi olsa da esas sebep bugüne kadar gerçek anlamda toplumsal katılıma dayanan bir anayasa yapılmamış olmasıdır.