Burhanettin Duran

Genel Koordinatör
1993 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. 1993-2001 yılları arasında Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. Aynı yıllarda Sakarya Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. 2001-2009 yılları arasında Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2010-2011 öğretim yılını George Mason Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak geçiren Duran, İstanbul Şehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde profesör olarak bulundu. Değişik kitap ve dergilerde Türk düşünce tarihi, Türk dış politikası, İslamcılık, Avrupa, demokrasi ve sivil toplum konularını işleyen Türkçe ve İngilizce makaleleri bulunan Duran’ın, 19. Dönem Parlamento Tarihi (3 cilt) başlıklı bir de kitabı yayımlanmıştır. Fahrettin Altun ile The Triumph of Turkish Democracy: The July 15 Coup Attempt And Its Aftermath (SETA Yayınları, 2016), Nebi Miş ile Türkiye’de Siyasal Sistemin Dönüşümü ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi (SETA Yayınları, 2017) ve Hasan Basri Yalçın ile Küresel ve Bölgesel Aktörlerin Suriye Stratejileri başlıklı kitapları derlemiştir. Duran ayrıca, Dönüşüm Sürecinde Türkiye, Dünya Çatışma Bölgeleri I-II, Ortadoğu Yıllığı 2008, Türk Dış Politikası Yıllığı 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 adlı eserlerin editörleri arasındadır. TRT 1’de Enine Boyuna adlı programa yorumcu olarak katkıda bulunmaktadır. Hali hazırda İbn Haldun Üniversitesi öğretim üyesidir ve SETA Genel Koordinatörü olarak görev yapmaktadır.

Araştırma Alanları

  • 2019 seçimleri cumhurbaşkanlığı sistemine geçişin ilk seçimleri olduğundan yeni bir siyasa yaratacak. Hem hükümet etme anlayışı değişecek. Hem de milletvekili, parti ve lider profilleri yeniden şekillenecek. Bu sebeple yazımın başlığında "cepheler" kelimesini kullandım.
  • Bu çalışma DDSA olgusunun yeni Ortadoğu güvenlik mimarisi ve ikliminde oynadığı rollere odaklanmaktadır. Bu grupların doğaları, değişen rolleri ve bölgesel düzene yönelik ortaya çıkardıkları güvenlik risklerini ele almaktadır. Ayrıntılı ve çok yönlü analizleriyle kitapta yer alan makaleler DDSA’lar bağlamında egemenlik, jeopolitik, ideoloji, savaş, teknoloji, çatışma, terörizm, asimetrik savaş, düzensiz savaş ve şehir savaşı gibi olguların değişen karakterleri ve bunların bölge siyaseti üzerindeki etkilerine dair bulgular sunmaktadır.
  • 2009 yılında yayın hayatına başlayan Türk Dış Politikası Yıllığı, bu eser ile birlikte dokuzuncu kitabına ulaştı.
  • Kuruluşundan Bugüne AK Parti: Dış Politika, Erdoğan liderliğindeki AK Parti’nin dış politikasıyla ilgili kaynak niteliğinde bir çalışmadır. Kitapta dönemin dış politikasına dair teorik bir çerçeve sunulmakta ve Türkiye’nin küresel ve bölgesel güçlerle ilişkisi ele alınmaktadır.
  • 2009 yılında yayın hayatına başlayan Türk Dış Politikası Yıllığı, bu eser ile birlikte sekizinci kitabına ulaştı.
  • 15 Temmuz’un doğru bir şekilde anlaşılması ve hafızalarımızda her daim canlı kalması için daha çok çalışmaya ihtiyaç olduğu açık. Bu kitap, anlamlandırma sürecine önemli bir katkıda bulunacak.
  • Dün, Ortadoğu'nun geleceğini ilgilendiren iki önemli zirve gerçekleştirildi. Biri, Ortadoğu gündemiyle Varşova'da, diğeri ise Suriye gündemiyle Soçi'deydi. Varşova Zirvesi, İran karşıtı bloklaşmanın bir ürünü..
  • Muhalefetin en güçlü partisinin böylesi bir türbülans içinde olması siyasi hayatımızı olumsuz etkilemekte. CHP'nin iktidardan uzun süreli uzaklığı hem kapsayıcı politikalar geliştirmesini engelliyor.
  • Prof. Dr. Duran, 'Ovaköy sınır kapısının açılması için hem Türkiye, hem de Irak Merkezi Hükümeti beraber çalışırsa Sincar bölgesinin terör unsurlarından temizlenebilmesinin yolu açılacaktır.' dedi.
  • Bugün Türkiye'ye karşı gizli operasyon hazırlığı içinde olan Körfez ülkelerinin yakın gelecekteki İran gerçeğini görmeleri gerek. İran'ı dengelemek için Türkiye'ye ihtiyaçları var.
  • Kılıçdaroğlu, seçim hesapları ile HDP'ye açıktan destek veriyor. CHP ve İYİ Parti'nin milliyetçi seçmeninin ideolojik zemininin zayıflamasını umursamıyor. Parti elitleri arasındaki parçalanmışlığa kimlik şizofrenisi ekliyor. Taktik başarılarla stratejik bir yenilgiyi de garantiliyor. Müttefiklerinin yenilgisi ise Kılıçdaroğlu'nunkinden daha büyük olacak.