Mursi'nin Son Kararları ve Tepkiler

Mısır Cumhurbaşkanlığı Resmi sözcüsü Yasir Ali tarafından dün kamuoyuna duyurulmuş olan Anayasa Beyannamesi ülkede tartışmalara ve tepkilere neden oldu.

Devrimden sonra iş başına gelen Yüksek Askeri Konsey yönetimi esnasında yaşanan, Muhammed Mahmud Caddesi ve Mısır Devlet Televizyonu önündeki çatışmalarda hayatını kaybedenlerin devrim şehidi olarak kabul edilerek, ailelerine ve olaylarda yaralananlara şehit maaşı bağlanması memnuniyetle karşılandı.

Ayrıca Başsavcı Abdulmecid Mahmud’un görevinden alınarak yerine Talat İbrahim’in atanması da devrim ve değişim hareketleri tarafından kabul gördü. Yeni Başsavcı Talat İbrahim dün Cumhurbaşkanı Mursi’nin huzurunda yemin ederek görevine başladı. Ancak Anayasa Beyannamesi maddeleri ülke muhalefetinin kahir ekseriyetinin tepkisini topladı. Gece boyunca ülkenin görsel medyası konuyu enine boyuna tartıştı. Müslüman Kardeşler’e yakın uzmanların tamamı tarafından desteklenen yeni kararlar, seküler kesimler tarafından şiddetle eleştirildi.

Anayasa Beyannamesini destekleyenler, ülkenin içinde bulunduğu geçiş döneminin uzadığı, yeni anayasa konusunda Anayasa Komisyonu üyelerinin anlaşmazlığa düştüğü, ayrıca komisyonun idari mahkeme tarafından ikinci defa feshedilmesi ihtimalinin bulunduğunu dile getiriyorlar. Birinci komisyon mahkeme tarafından feshedilmişti.

Mursi’yi destekleyenler ilan edilen Beyannamede tek kişilik bir otoriter yönetim veya diktatörlüğün söz konusu olmadığı, sürecin sadece yeni anayasanın yapımı ve parlamentonun seçilmesine kadar devam edeceğini ifade ediyor.

Yeni kararlara kaşı çıkanlar ise, ülke yönetiminin yeniden diktatörlüğe dönüştüğü, ilan edilmiş olan yeni kararların Cumhurbaşkanı’na ülkedeki bütün siyasi partileri, STK’ları ve medya kuruluşlarını kapatma hakkı bile tanıdığını ifade ediyorlar.

Amr Musa, Muhammed el Baradey, Eymen Nur gibi ülkenin ileri gelen siyaset adamlarının yanı sıra, Vefd Partisi ve diğer seküler kesimin bütün siyasi hareketleri ise Anayasa Beyannamesine karşı tavır aldı. Seçimler esnasında Mursi’ye destek veren 6 Nisan Değişim Hareketi de yeni kararları reddettiğini açıkladı.

Selefi hareketin siyasi kanadı Nur Partisi ise yapmış olduğu açıklamada Cumhurbaşkanının kararını desteklediğini duyurdu. Nur Partisi tarafından yapılan açıklamada, “kararlar devrimin taleplerini yerine getirmektedir” denildi.

Güçlü Mısır Partisi Başkanı Abdulmunim Ebul Futuh da konu ile ilgili bir açıklama yaptı. Ebul Futuh, başsavcının görevden alınmasını memnuniyetle karşıladıklarını, ancak Cumhurbaşkanı’nın kararlarından sonra oluşan tek kişilik otoriteyi kabul etmediklerini açıkladı.

Gözler Başsavcının daha önce görevinden alınma kararına sert tepki veren Mısır Yargıçlar Kulübü Başkanı (Mısır HSYK’sı) Zend’deydi. Zend, Mursi’nin kararlarının Mısır’ı kanun devleti olmaktan çıkardığını ifade ederek, mücadele edeceklerini duyurdu.

Bugün ülkenin bütün şehirlerinde ve Tahrir Meydanı’nda milyonluk gösteri için seküler kesimler tarafından halka çağrıda bulunuldu. Ordu, Mısır Halk Meclisi (Parlamento) ve Şura Meclisi’nin bulunduğu bölgeyi dikenli tellerle çevirdi. Polis yoğun güvenlik önlemleri almış durumda.

BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?

29 yıl 120 gün süren Mübarek rejiminin ardından 5. Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi sadece ilk sivil Mısır lideri olmadı aynı zamanda bölgesel dinamiklerin de baştan aşağı yeniden şekilleneceği sürecin güçlenerek devam etmesini sağladı. Mısır müesses nizamı son yarım yüzyılda büyük ölçüde 'bölgesel düzen' ile ülke içerisinde 'demir yumruk' yönetiminin oluşturduğu makasta varlığını sürdürmekteydi.

Mısır rejimi, Arap isyanlarının Kahire ayağının biyo-siyasal ömrünü tamamlamış olan Mübarek'in 'kurban verilmesiyle' hitama ereceğini düşünüyordu. Mübarek gidecek, müesses nizam kısmi bir iktidar paylaşımıyla yoluna devam edecekti.

Yapılan seçimlerde Hürriyet ve Adalet Partisi ile Nur Partisi’nin meclisin ezici çoğunluğunu ele geçirmesiyle ilk şoku yaşayan Mısır askeri yönetiminin, aslında oldukça soğukkanlı tepkiler verdiğini söylemek mümkündür. Bu durumun hikmeti daha sonra anlaşıldı. Meclisin varlığını fazlaca ciddiye almayan Mısır rejiminin varlık yokluk mücadelesi olarak gördüğü makam cumhurbaşkanlığıydı.

Başkanlık seçimleri öncesi Mısır vesayet rejimi, hala açıklanması zor bir metotla, bir idare mahkemesi kararıyla anayasa komisyonunu feshetti. Ardından da daha radikal kararlar geldi. Mini bir darbe ile meclis feshedildi, cumhurbaşkanlığının yetkileri tırpanlandı. Mursi dün aldığı kararlarla beş ay önce yaşanan darbe sürecine cevap vermektedir.

NİÇİN BU KARARLAR ALINDI?

Bütün bu müdahalelerin ardından yapılan seçimler, Mısırlıların deyimiyle, eski rejim kalıntılarını adlandırmak için kullandıkları 'Fulul' ile 'yeni Mısır' arasında geçti. Mursi, 'fulul'u yenerek kazandığı seçimlerle 'fulul bürokrasisinin' başına cumhurbaşkanı oldu. İktidara gelen Mursi, Mısır vesayet rejiminin oldukça sert muhalefetine rağmen devrimci kabul edilen adımlar attı. Özellikle askeri vesayeti sonlandırma adına Tantavi'yi veya istihbarat başkanı Murad Muvafi'yi görevden alması Mısır açısından tarihi adımlardı.

Mursi'nin hızlı başlangıç performansı bu kararlarla beklentiyi de gereğinden fazla yükseltmiş oldu. Oysa Mısır müesses nizamı bütün ağırlığıyla Mursi yönetimini defansta beklemekteydi. Son tahlilde, Mısır bürokrasinin kahir ekseriyeti için Mursi, seçimleri Ahmet Şefik'i yenerek kazanan liderden başkası değildi. Askeri-Yargı Kompleksinin Mısır versiyonu olan HSYK sahneye çıkmakta gecikmemişti. Mursi'nin görevinden azlederek Vatikan'a sefir atadığı Abdülmecit Mahmut 'Mısır HSYK'sının bastırmasıyla yerini korumuş oldu. 'İdeolojisi olmayan' askeri vesayetle mücadelede fazlaca sorun yaşamayan Mursi'nin, ideolojik ve sınıfsal pozisyonu olan yargı ve bürokrasi ile çetin bir mücadeleye girmesi mukadderdi.

Mursi eski Mısır yargı ve bürokrasisiyle mücadelesinde Adalet ve Hürriyet Partisi’nin önde gelen isimleri tarafından bile ‘kararsız’ ve ‘yavaş’ olmakla eleştiriliyordu. Parlamentonun olmadığı, anayasanın muğlak halinin devam ettiği, bürokrasinin değişime çok sert bir şekilde direndiği ve hepsinden önemlisi çok zor durumda olan ekonominin bir felakete doğru sürüklendiği Mısır’da; Mursi’nin ‘eski düzenin verdiği imkânları’ kullanarak sisteme müdahale etmesinden başka bir yol bulunmuyordu. Türkiye desteği ve çarpanıyla eski rejime teslim olmadan Gazze krizini atlatmasını fırsata çeviren Mursi, Mısır’da sürecin devam etmesinin önünü açmış oldu.

YENİ BEYANNAME

25 Ocak devriminin kendisine devrimin taleplerini gerçekleştirme ve onu eski rejimin kalıntılarından koruma sorumluluğu yüklediğini ifade eden Mısır Cumhurbaşkanı Mursi, Perşembe (21 Kasım 2012) günü açıkladığı anayasal beyanname ile bir takım anayasal haklar elde etti. Beyannamenin detayları şöyle:

Madde I:
Devrim sırasında eski rejimin yönetici ve siyasi kadroları tarafından gerçekleştirilmiş ya da gerçekleştirilmeye teşebbüs edilmiş öldürme ve yaralama olayları ile devrimcilere karşı girişilen terör suçları davalarının devrimi koruma kanunu çerçevesinde yeniden açılması ve incelenmesi.

Madde II:
Cumhurbaşkanının 30 Haziran 2012’de göreve başlamasından itibaren gerçekleştirdiği kanun, beyanname ya da kanun hükmünde kararnameler anayasa onaylayıncaya ve halk meclisi seçilene kadar değişmez ve bağlayıcıdır. Aynı şekilde bu kanunlarla ilgili davalar söz konusu kanun ve kararnameler feshedilene kadar hiç bir yargı organı tarafından askıya alınamaz ya da iptal edilmemez.

Madde III:
Başsavcı yargı üyeleri arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıllığına atanır. Söz konusu savcı hakim olarak atananların şartlarına tabii olup 40 yaşından küçük olmamalıdır. Bu hüküm şu anda baş savcılık pozisyonunu tutan kişi için geçerlidir.

Madde IV:
30 Mart 2011’de Anayasa Meclisini oluşturan “Anayasa meclisi kurulduğu andan itibaren altı ay içerisinde anayasayı hazırlamalı” hükmü “Anayasa meclisi yeni anayasa taslağını kurulduğu andan itibaren sekiz ayı aşmayacak şekilde oluşturulmalıdır” hükmü ile değiştirilir.

Madde V:
Hiç kimse Şuura Konseyi ve Kurucu Meclisi (Anayasa Komisyonu) feshedemez.

Madde VI:
Cumhurbaşkanı, ülke bütünlüğü ve barışının tehlikeye girmesi veya devlet birimlerinin çalışmasının engellenmesi durumunda, 25 Ocak Tahrir Devriminin amaçlarını korumak için gerekli önlemleri alır.

Madde VII:
Bu anayasal beyanname resmi gazetede basımından itibaren geçerlidir. Cumhuriyet Divanı tarafından 21 Kasım 2012 tarihinde yayınlanmıştır.

SETA
;