• Son süreçte yaşananları küçük bir yanlış anlama ve karışıklık olarak değil CHP kurultayına giden süreçte yaşanabilecek daha büyük krizlerin bir parçası olarak görmek gerekiyor..
  • CHP içinde uzun süredir farklı ideolojik gruplar arasında bir çekişme zaten vardı. Ancak son dönemde sık tekrarlanan seçimler bu hesaplaşmanın sürekli ertelenmesini zorunlu kılmıştı. 2023’e kadar seçim olmadığı dikkate alındığında, bu hesaplaşmalar daha fazla ertelenemeyecek gibi görünüyor.
  • Bu hikayede şimdilik CHP'nin ittifak yaptığı İYİ Parti'ye, CHP adayına oy veren HDP'li seçmene ve özellikle 23 Haziran'da CHP için sandık başına giden Saadet Partisi ve seçmenine yer verilmiyor.

Bu Konuda Daha Fazla

  • CHP şimdilik, erken seçim tartışmasını gündeme getirerek ve AK Parti’nin İYİ Parti ile ittifaka göz kırptığını söyleyerek Cumhur İttifakı içinde bir ayrışma başlatma girişimi, Millet İttifakı’nın dağılmasını önlemeye yönelik taktikler.

  • Önümüzde dört yıl daha seçim olmamasına rağmen parti siyasetinin bu ölçüde hareketli olması ülkemiz için yeni bir durum. Denebilir ki, muhalefet şimdilik erken seçim istemese de ekonominin gidişatına bağlı olarak 2020 ya da 2021'de seçim bekleyen çok. Canlılık da bundan... Yani hem yeni oluşumlar hem de kendisini unutturmak istemeyen siyasetçiler bu beklentiden hareket ediyor.

  • SEÇİMDEN beri AK Parti ne yapacak diye sorup duruyoruz. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var; CHP...

  • Yeni siyasal sisteme geçilmesinden bu yana, İstanbul’da yenilenen seçimleri de sayarsak, dört seçim için üç kez sandığa gidildi.

  • Tekrarlanan İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimi CHP'nin galibiyetiyle sonuçlandı ve CHP adayı Ekrem İmamoğlu yüzde 54,21 ile yeni başkan seçildi. AK Parti adayı Binali Yıldırım ise yüzde 44,99 oy oranıyla rakibinden yaklaşık 800 bin oy eksik aldı. Böylelikle 31 Mart'ta ortaya çıkan başa baş tablo seçmenin doğrudan müdahalesiyle farklılaştı ve net bir seçim sonucu ile süreç tamamlandı.